İzmir Körfezi için bilimsel uyarı
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı.
Bildirgede, İzmir Körfezi’nin çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; İZSU, İZDENİZ ve İzmir Planlama Ajansı iş birliğiyle 26-28 Mart 2026 tarihlerinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansa, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nden bilim insanlarının yanı sıra ABD, Çin, Japonya, Almanya, İskoçya ve Malezya’dan uzmanlar katıldı.
Yayımlanan sonuç bildirgesinde; ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği, sediment bozulması ve biyoçeşitlilik kaybının Körfez ekosistemini tehdit ettiği ifade edildi. Özellikle İç Körfez’de artan besin tuzu yüküne bağlı olarak çözünmüş oksijen seviyelerinde ciddi düşüşler yaşandığı, bunun balık ölümleri ve habitat kayıplarına yol açtığı belirtildi.
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, konferans sonuç bildirgesinin kitapçık haline getirileceğini belirterek, İzmir Körfezi’nin önemli bir yaşam alanı olduğunu ve bilimsel çalışmaların bu doğrultuda sürdürüldüğünü ifade etti. Güler, Körfezdeki kirliliğin yaklaşık 70 yıllık bir birikime dayandığını, geçmişte alınan önlemlerle kısmi iyileşme sağlansa da mevcut durumda özellikle İç Körfez’de oksijen seviyesinin düşmesi ve balık ölümlerinin arttığını kaydetti.
Kirliliğin önemli kaynaklarına da değinen Güler, Gediz Havzası başta olmak üzere dereler yoluyla taşınan kirleticilerin Körfez üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Gediz Nehri ve bağlantılı su kaynaklarından gelen yükün, özellikle deniz marullarının kontrolsüz çoğalmasına ve buna bağlı olarak alg patlamalarına neden olduğu ifade edildi.
Sonuç bildirgesinde, Körfezdeki sorunun yalnızca mevcut kirlilik değil, yıllar içinde biriken kirleticilerin yönetimi olduğu vurgulandı. Dip çamurunda biriken ağır metaller ve organik kirleticilerin ekosistemi olumsuz etkilediği, sediment yapısının ise kirleticileri depolayan ve yeniden yayan bir kaynak haline geldiği belirtildi.
Bilim insanları, çözümün kısa, orta ve uzun vadeli adımların birlikte uygulanmasını gerektirdiğini ifade etti. Bu kapsamda kısa vadede zararlı alg patlamalarına karşı müdahaleler, orta ve uzun vadede dip taraması, atıkların kaynağında önlenmesi, ileri biyolojik arıtma ve ekolojik restorasyon uygulamaları önerildi.
Bildirgede ayrıca, Körfez yönetiminde sürekli izleme sistemlerinin kurulmasının ve erken uyarı mekanizmalarının geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Sorunun yalnızca kıyısal değil, Gediz Havzası başta olmak üzere tüm havza bazında ele alınması gerektiği, merkezi ve yerel yönetimlerin iş birliği içinde hareket etmesinin kritik olduğu ifade edildi.
Sonuç bildirgesinde, İzmir’in bilimsel çalışmalar ve altyapı yatırımlarıyla örnek bir model oluşturma potansiyeline sahip olduğu belirtilerek, Körfezin korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

© Copyright 2026 724haberler Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.